İslam Akidesi
  El Kaide'den Hamas Fetvası
 

El Kaide'den Hamas fetvası....     2009-01-13 

El Kaide alimlerinden Ebu Muhammed el-Makdisi yayımladığı bir fetva ile Hamas'a yardımı engellemenin...

El Kaide teorisyenlenin yazı, kitap, hutbe ve fetvalarının yayımlandığı Tawhed.ws adlı internet sitesinde yeni yayımlanan bir fetvaya göre hareketin en önde gelen düşünürlerinden Ebu Muhammed el-Makdisi Hamas hareketine ve mensubu olan direnişçilere yeşil ışık yakarken, Gazze'ye yardımı engelleyen düşünürlere "münafık" dedi. İşte o fetva:


Soru: Şeyh Ebu Muhammed el-Makdisi, Hamas?a saldıran ve ona lanet eden bazı insanlar var, öyle ki onlar Gazze?de savaşmanın meşru olmdığınu, çünkü savaşı Hamas?ın yönettiğini söylüyorlar, zira onlara göre Hamas bilindik sapmalarına çağıran bir hareket. Onlar Cihad?ın meyvelerini bu hareketin toplayamayacağını savunuyorlar. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir? Özellikle de Yahudiler?in Gazze?deki gaddar saldırılarının arttığı şu günlerde? Böyle bir düşünce Yahudilerle savaşma zamanı olan şu günlerde kardeşlerimizi zayıflığa ve ezilmeye terk etmek olmaz mı?


Hamd Allah?a, Salat ve Selam Allah resulünün üzerine olsun. Büyük kralların Rabbi olan Yüce Allah?tan muvahhidlerin ordusuna zafer nasip etmesini ve Gazze ve dünyanın her yerindeki mustazaf kullarını korumasını niyaz ediyorum.


Bundan sonra:


Hiç şüphe yoktur ki Gazze?deki ve diğer tüm yerlerdeki Müslüman kardeşlerimize yardım etmek tüm Müslümanların üzerine vazifedir.

O halde geçici dünya hayatını, ebedî ahiret hayatı karşılığında satacak olanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, her iki durumda da biz ona yarın pek büyük bir mükafat vereceğiz. Hem size ne oluyor ki, Allah yolunda: "Ey Rabbimiz! bizleri bu halkı zâlim olan memleketten çıkar, tarafından bizi iyi idare edecek bir sahip ve bize katından bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların kurtarılması uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz? (Nisa Suresi, 74-75)

Sadece bu ayetler bile Gazze?de veya başka bir yerde olsun yardıma muhtaç duydukları bir sırada Müslümanlar?a yardım gönderilmemesine veya yardım gönderilmesine mani olunmasına izin vermemektedir. Zira, yardıma ihtiyaç duydukları anda Müslümanları terk etmek münafıkların karakteristlik özelliklerindendir ve hiçbir şekilde bu Müslüman olana yakışmaz. Allah Tevbe Suresi?nde bizi bu münafıklığa karşı uyarıyor:

Eğer içinizde sizinle beraber cihada çıkmış olsalardı, bozgunculuk etmekten başka şeye yaramayacaklardı ve aranıza fitne sokmak için uğraşacaklardı. İçinizde onların laflarına kanacaklar da vardı. Allah, o zalimleri iyi bilir. (Tevbe Suresi, 47)

Hamas?ın bahsedilen sapmaları hiçbir şekilde Gazze?deki kardeşlerimize yardım etmemizi engelleyici bir açıklama olamaz. Gazze?de sapkın grupların liderliği altında kendisini kirletmeden veya cihadın meyvesini kaybetmeden savaşan muvahhidler vardır. Onlar kendi saf ve berrak sancakları altında savaşırlar ve cihadlarını ayrıştırarak temize çıkarmışlardır, hiçbir kınayıcının kınamasına aldırmadan savaşlarını sürdürmektedirler. Bu şekilde savaşan tek bir kişi dahi olsa ödüllendirilir.

Ey Muhammed) Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi yaptığından sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki, Allah kâfirlerin gücünü kırar. Hiç şüphesiz ki Allah kuvvet ve kudretçe çok daha güçlü, ve cezası daha çetindir. (Nisa Suresi, 84)

Ayrıca, bu kardeşlerimizi savunmasız bırakarak zayıflamaya veya ezilmeye iten bir tavır almamızın sebepleri ve delilleri nelerdir veya başkasını bunu yapmayı engellemeye iten? Bunu söyleyenler kimlerdir ve hangi grubun takipçileridir? Sadece ve sadece Muvahhidlerin cihadı diğerlerinden ayrılmış olsa bile, onlar Allah?ın davasını güderken ve Allah?ın kelimesi en yüksek olsun diye savaşırken bizleri onları desteklemekten alıkoyan nedir? İsterse diğerleri başka her hangi bir sebep için savaşsın, hatta isterse bu İslami olmayan bir dava olsun, arzuları, para veya her hangi başka bir şey olsun? Onları saldırgan düşmana karşı mustazaf oldukları için dahi savunmaktan bizi alıkoyacak hangi düşünce veya hangi dini kural vardır ki?

Daha net bir ifadeyle tüm insanlar saldırganları geri püskürtmek için çağrılır, imanı güçlü veya günahkar ayrımı yapılmadan, kendi hedefleri veya Allah?ın davası için mi savaşıyor olup olmadıklarına bakılmadan. İyi bilinen bir gerçekliktir ki savaş işgalciyi geri püskürtmek için veriliyorsa, bu daha genel ve şartları daha gevşek bir çağrıdır. Bunun delili Allah şu sözleridir:

İki topluluğun karşılaştığı günde başınıza gelen musibet de Allah'ın izniyledir. Bu da müminleri belirlemesi ve hem de münafıklık yapanları ayırt etmesi içindir. Ve onlara: "Geliniz, Allah yolunda savaşınız veya (hiç olmazsa) savunmaya geçiniz." denilmişti. Onlar ise: "Biz savaşmasını (veya savaş olacağını) bilseydik arkanızdan gelirdik." demişlerdi. Onlar, o gün, imandan çok küfre yakındılar. kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı. Allah neyi gizlediklerini daha iyi bilendir. (Al-i İmran Suresi, 166-167)

Allah?ın işgalcileri geri püskürtmemek için kendilerine delil arayan münafıkları nasıl azarladığına iyi dikkat edin, öyle ki onlar Allah yolunda bile savaşmıyorlardı. Bu ayette Allah iki tip savaştan bahsediyor:

1. İlki elbette Allah yolunda olan mü?minlerin savaşıdır ve bu en üst derece savaştır. Bu savaşın en asil çeşididir: Allah?ın kelimesi, Tevhid yolunda savaşmak. Bu Muvahhid savaşçıların savaşıdır. Bu şekliyle savaşanlar Allah?tan başka tapılanları temizleyip insanların yalnızca Allah?a ibadet etmelerini sağlamak, beşeri yasaları ortada kaldırıp Allah?ın kanunlarını hakim kılmak için büyük ve asil bir savaşa girişmişlerdir. Bu savaşçıların bir diğer amacı ise mazlum ve mustazaf mü?minleri bu kelimenin, bu kelimenin sancağının, bunun hedef ve sonuçlarının gölgesi altında gölgelendirmektir.

2. Savaşın ikinci tipi ise düşmanları geri püskürtmek veya ?kendisini savunmak? için yapılan savaştır. Bu daha genel bir savaştır ve ayette de bahsedildiği gibi bu insanlar kadınları, aileleri, can sağlıkları, izzetleri veya toprakları için savaşıyorlarsa onlar da savaşın içindedirler, hatta ayetin işaret ettiği gibi münafık dahi olsalar bu değişmez.

Bu sebeple bu tip bir savaşı sürdürenlere yardım etmeyi engelleyecek hiçbir sebep ve delil yoktur. Ben bu tavrı bundan birkaç yıl önce kardeşim Ebu Katade el-Filistini?nin (Allah onu kurtarsın) kaleme aldığı ?Cun?at el-Mutayyabin? adlı kitaba yazdığım girişte de takınmıştım. O günlerde bu meselenin ayrıntılarını anlamayanlar beni hatalı buldular. Mesele Muvahhidlerin hangi bayrak altında savaşacağı olduğu zaman, cevap açıktır: Tevhid sancağı. Diğer günahkarlara gelince, onlar Tevhid bayrağından başka bir bayrak altında savaşmadıkları sürece onların altında savaşmakta bir sakınca yoktur. Kısaca kendisini Ehl-i Sünnet ve?l Cemaat ilkelerinin dışına çıkarmayan Müslümanlar ancak günahkar bir liderin arkasında savaşmak caizdir.

Ancak bu ayetin ışığında konu işgalcileri geri püskürtmek olduğu zaman savaşta kitlelerle, hareketlerle ve diğer gruplarla sözleşmele meseleleri daha geneldir. Bu anlayış ve savaşın bu iki türü arasındaki farklılık bizleri Gazze?deki Müslüman kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılamak konusunda baskı altına alıyor. Bu çerçevede benim Muvahhid kardeşlerime tavsiye olaya bu perspektiften bakmaları ve bu şekilde Allah?ın sınırlarını aşup aşmadıkları konusunda her hangi bir sıkıntı yaşamamalarıdır, özellikle de geniş halk yığınları önünde konuşurken? Ayrıca yine Muvahhid kardeşlerime bu gibi durumlarda olaylara kötümser bakmamalarını, özelliklede kendilerini cihad yoluna koyduklarını söyleyen ve bu sebeple de baskı ve zulüm gören Hamas?ı kınamaktan veya hakkında kötü konuşmaktan beri durmalarını tavsiye ediyorum. Kaldı ki mü?minlerin ahlakı bakımdan kardeşlerini uyarma, tavsiyelerde bulunma ve aydınlatma ile lanet etme, anlamsız yere eleştirme ve intikam arama arasında büyük bir fark vardır.

Bu sebeple bizim kardeşlerimiz içlerinde bulundukları durumu dikkate almalı ve çoğunluğun anlamadığı problemli meselelerde bu tip durumlarda çıkış yapmamalıdır. Zamanın izin vermediği aydınlatma ve anlatma görevlerini askıya almalı, laik medyaya ve düşmanlarımıza yarayacak, Tevhid?in insanlarına maslahat sağlamayacak veya cahil halkların şu sıra anlamasına imkan tanımayacak veya yanlış anlamasına sebep olarak tavsiye niteliğindeki çıkışlarını ertelemelidirler.

Şu sıralar insanlara hitabımız Gazze?deki Müslümanlara yardım etmeleri, bu zor zamanlarında onların yanlarında yer almaları, tüm zamanlarını bu konuda harcamaları için onları teşvik edecek, gayretlerini cesaretlendirecek ve de bunları yapmayanların veya engelleyenlerin yanlış yolda olduklarını anlatacak nitelikte olmalıdır. Ayrıca hitabımız insanları cesaretlendirmeye, cihada ve şehadete teşvik etmeye ve bu uğurda tüm vakitlerini harcamalarını sağlamaya yönelik olmalıdır. Sadece belli gruplar değil, tüm ümmet işgalcilerin geri püskürtülmesi için cesaretlendirilmelidir.

Yüce Allah, O?nun yolunda cihadın en şerefli savaş olduğundan bahsettiği ayetinde gayesi İslam olmayan (örneğin milliyetçilik olan) grupların savaşını dahi engellemiyor, aksine onları düşmanlarını geri püskürtmek konusunda cesaretlendiriyor, hatta onlar münafık, imanları az, cihadın ilk koşulu olan ilkelerde daha geniş kişiler olsalar dahi onların kapılarını geniş tutuyor. Allah bu tip bir savaşın eşini, ailesini, toprağını, şerefini veya canını korumak için de osla savaşanları dışarıda bırakmadığından bahsediyor.

Bu sebeple Yahudilerin Müslümanlara karşı başlattığı bu saldırıları geri püskürtmek için savaşan bir insanı engellemek hiçbir şekilde akıl kârı değildir, bu savunma savaşına katılan bir münafık, bir Şii, bir Rafızi, hata İslami olmayan biri, aşırı biri bile olsa fark etmez. Önemli olan bu savaşta yükseltilen Tevhid sancağı olması, gayri İslami bir savaş olmamasıdır. Bu noktada Filistin?de yükseltilen sancak ise görünürde Tevhid sancağıdır. Bu sancak altında savaşan dğer kimselerin ne uğruna savaştığı ise bizi ilgilendirmez. Biz Gazze?ye yardım çağrısında bulunan birine şöyle demeyiz: ?Sen kim için bu çağrıyı yapıyorsun? Sen günahkar, sapık veya yanlış yola yönlendiren kişiler adına mı çağırıyorsun??

Biz tüm Ümmet?e hitap ederken onların hak üzere mi yoksa günahkarmı olduklarına, neye veya kime çağırdıklarına, Yahudilerle çarpışırken Rafızi mi, günahkar mı, mürted mi olduklarına bakmayız. Ne onları engelleriz ne de bize zarar vermelerine izin veririz. Burada önemli olan onların bizim saf Tevhid sancağımız altında savaşıyor veya savaşmaya çağırıyor olmalarıdır. Biz kendi saflarımızı birleştirmeli ve sancağımızı kaldırmalıyız.

Allah?tan niyazım tüm dünyadaki Muvahhid kardeşlerime başarı nasip etmesi, onları sevmesi, onlardan razı olması ve onlara rehberlik ederek onları ve bizi kendi dini uğruna savaşanların yoluna katmasıdır.

Allah?ım mustazaf mü?minleri koru!

Allah?ım Gazze?deki, Filistin?deki, Irak?taki, Somali?deki, Çeçenya?daki, Afganistan?daki ve dünyanın her yerindeki kardeşlerimizi koru.

Allah?ım onlara düşmanlarına karşı zafer nasip eyle!

Allah?ım onların hasta ve yaralılarına şifa ver, tutsaklarını kurtar, zayıflarına güç ver, açlarını doyur, çıplaklarını giydir!

Allah?ım onların saflarını birleştir, mermilerini isabet ettir, şehitlerin kabul et ve onları zalimlere karşı muzaffer kıl.

Kitabıyla yol göstere, bulutları hareket eden, egemenleri yok eden Allah?ım. Onların düşmanlarını yok et!

Kitabıyla yol göstere, bulutları hareket eden, egemenleri yok eden Allah?ım. Onların düşmanlarını yok et!

Ey Allah?ım! Onların düşmanlarını geri püskürt ve yaptıkları planları yok et! Planlarını kendi başlarına geçir!

Ey Allah?ım! Onlarla işbirliğine giren Tağutları ve ordularını, Yahudileri, Hristiyanları ve Komünistleri de yok et!
Ey Allah?ım! Onların bayraklarını kaldırma ve hedeflerine ulaşmalarına izin verme! Ve onlara verdiğin musibetleri takipçilerine de bir işaret kıl!

Allah?ım onların saflarını ayrıştır!

Allah?ım onların hepsini yok et, onların hepsini tek bir tanesi kalmayıncaya dek öldür! Allah?ım onların canlarını Müslümanların elleriyle al!

Ey Allah?ım Tevhid bayrağını yükselt ve Şirk bayrağını devir!

Ey Allah?ım yeryüzünün otoritesini Müslümanların en hayırlısına ver, onların en şerlisine verme!

Ey Allah?ım bizleri akılsızlıklarımız yüzünden cezalandırma! Ey Allah?ım nefretinden ve öfkenden sana sığınırız. Ey Allah?ım bu ümmete rehberlik ederek onları şereflendirdiğin kullarının arasına ekle ve düşmanlarını da alçalttığın?İyiliği emrettiğin ve kötülüğü yasakladığın kitabını tam olarak rehber almamızı nasip et!


Salat ve Selam peygamberimizin, ailesinin ve ashabının üzerine olsun.


Ebu Muhammed el-Makdisi,

Musa?nın Firavun?dan kurtulduğu gün,

10 Muharrem 1430 (7 Ocak 2009)






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
 
  Toplam 139451 ziyaretçikişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
islamakidesi.tr.gg